Medya Sektöründe Sürdürülebilirlik

EMM çalışanları ve aileleri arasındaki araştırma sonuçları

Pazarlama dünyasının sürdürülebilirlik ile ilgili toplantısına katıldıktan sonra, sürdürülebilirliğin bulunduğumuz yerde, kendi çevremizdeki etkileri üzerine düşünmeye başladık, çünkü herkesin bu önemli konuda bir fikir sahibi olması gerekiyordu; Londra’daki ofisimizin gündelik faaliyetleriyle desteklenen bir fikir.

Pek çok ülkede ofislerimiz olmasına rağmen, kitlesel bir şirket ya da holding değiliz. Fakat bu çevre sorunlarıyla meşgul olmadığımız anlamına gelmiyor. EMM, sürdürülebilirliği kurumsal düzeyde ve daha küçük bir şirket düzeyinde ayırmanın iyi olacağını düşündü.

Kurumsal sürdürülebilirlik

İş yerinde çevre konusunda bilinçli olmak ve daha az savurganlık etmek çok daha kolay olmasına rağmen, ticari bakımdan bu daha karmaşıktır ve faydaları ölçmek ve parametreleri devreye sokmak için daha profesyonel bir yaklaşıma ihtiyaç duyulur.

Medya sektöründeki reklam verenler, kamuoyunu şekillendirmekte ve potansiyel olarak yarının dünyasını yaratmakta çok önemli ve eğitici bir rol oynayabilirler. Bu sektörde her geçen gün daha fazla şirket güçlerini müşterileri etkilemek için kullanmaktadır. (Örneğin; Time Warner, Guardian Medya Grubu).

Ne var ki bu etkinin çapını ölçmek çok zordur, çünkü doğru bir analiz olmadan en azından kısa vadede bu son derece soyuttur. Buna rağmen, artan farkındalık medya şirketleri için en büyük avantaj olarak durmaktadır. Dolayısıyla yeni olanaklar ve çözümler ile ilgili tartışma sürdürülmelidir.

“Medya şirketleri” terimi, yalnızca reklam verenlerle değil, aynı zamanda etkileme fikrinin iş dünyasının danışmanlık cephesi için kilit işlevi gördüğü EMM International gibi danışmanlıklarla bağlantılı olarak düşünülebilir.

EMM reklam verenleri daha sürdürülebilir olmaları ve bunu teşvik edici bir unsur olarak ödül planlarına dâhil etmeleri yönünde etkilemeye çalışır. Bunun arkasındaki fikir, çalışanların daha çok şirket sahibi gibi düşünüp hareket etmelerini sağlamak ve davranışlarını değiştirmek, bir başka deyişle, daha az savurgan olmak, izlenebilirliği ve dolayısıyla performansı ve kârlılığı artırmada kaynakları daha iyi kanalize etmektir. Bu nedenle çalışanların zihninde denetim/izlenebilirlik ile ödül arasında bir bağlantı vardır.

EMM’in yaklaşımı

Şirketler sürdürülebilirliği çoğunlukla bir halkla ilişkiler aracı olarak kullanmaktalar. Daha büyük ölçekli şirketlerde bu kavram popüler olmasına rağmen, küçük şirketler tanıtım amaçlı olmaktan çok kendi kullanımları için bunu yapma eğilimi gösterebilirler. Biz müşterimizin bu alandaki davranış kararlarını tamamıyla destekleriz, ancak aynı zamanda her gün kendi ölçeğimizde “yeşil davranış” tarzını uygularız.

EMM’nin markalaşması, özellikle de “yeşil” logosu, şirketi daha yeşil bir görünümle yan yana getirmekte rol oynuyor. Çoğunlukla tutumluluk ve “izlenebilirlik” tarafından yönlendirilse de, kurumsal sorumluluğumuz ve geri dönüşüm (tekrar kullanılabilen bardaklar, çatal-bıçaklar, vs.) gibi konular sorulduğunda hâlâ kendimizi iyi hissedebiliyoruz. Bulunduğumuz sektöre rağmen, ofisimizde küçük şirketlerin yapması gerekeni yapmaya – kâğıt atığını azaltmaya, enerjiyi korumaya, su ve ısı israfını en aza indirmeye – çalışıyoruz. Bu, enerji enflasyonunun hız kazandığı bir dönemde enerji harcamalarımızı sınırlandırmaktır. Çalışanlarımızın çoğu da EMM’e geliş-gidiş yolunda yürüyerek ya da bisiklete binerek daha yeşilci davranıyorlar. Her yıl, çeşitli ilerici çevre örgütlerine yardım toplayarak, bir dizi hayır yürüyüşüne ve sponsorlu bisiklet turlarına katılıyoruz.

EMM, çevrede fark yaratmak için küresel bir şirket olmanıza gerek olmadığına ve boyutunuz ne olursa olsun “daha büyük ve daha yeşil” bir topluma etkin bir şekilde katkı sağlayabileceğinize inanıyor.